Category Archives: Duygu – Durum Bozuklukları

Sonbahar Depresyonu – Yorgunluğu

sonbahar-depresyonuGüneş yerini yavaş yavaş bulutlara bırakmaya başladı, geceler uzadı gündüzler kısaldı. Sıcak havalar yerini soğuk ve yağmurlu havalara bıraktı. Çiçekler, yeşillikler azaldı, ağaçlar yapraklarını dökmeye başladı. Yeşilliklerin, sıcaklıkların ve güneşin etkilerinin gitmesi ile birlikte sizin de enerjiniz, canlılığınız ve içinizdeki mutluluk ta gitmeye mi başladı. Eğer cevabınız evetse bu yazıyı dikkatle okuyun çünkü sizde bahar yorgunluğu yaşıyor olabilirsiniz.

Bahar yorgunluğu ve bahar depresyonu sonbaharın bu ilk haftalarında birçok kişide görülebilen, genel bir bitkinlik, güçsüzlük, enerji eksikliği, isteksizlik, uykusuzluk, vücutta uyuşukluk – karıncalanma gibi belirtilerle seyreden bir rahatsızlık halidir. Bahar aylarında havadaki elektrik yükünün artması ile, özellikle büyük şehirlerde bu elektrik yüküne hava kirliliğinin ve çevre gürültüsünün de eklenmesiyle belirtiler daha da artar.

Sağlığın Adresi Programında Depresyon ve Takıntıları Konuştuk

Uzm.Psikolog Uğur DALAN TVem Sağlığın Adresi programında depresyon ve takıntı konularını anlattı.

Depresyon nedir, hangi dönemlerde ortaya çıkar, kimlerde daha çok görülür, depresyon ile nasıl başa çıkabiliriz, takıntılar ve bunlarla başa çıkma konusundaki tüm soruların cevaplarını Berat Aşıcıoğlu ile Sağlığın Adresi programında konuştuk.

Depresyon

Depresyon

depresyonDepresyon kısa ve öz olarak tanımlamak gerekirse kişinin kendisini endişeli, suçlu, değersiz hissetmesine neden olan, başkalarından uzaklaşmasına, uyku azalmasına-artmasına, iştah kaybına, cinsel istek kaybına ya da her zaman yaptığı faaliyetlere karşı ilgisiz olmasıyla belirginleşen bir duygu durum bozukluğudur. Ömür boyunca büyük bir çoğunluğumuz stres karşısında veya endişeli durumlarda depresif özellikler gösteririz fakat bunların hepsi depresyon tanısı gerektirmez. Depresyona sıklıkla kaygı bozukluğu, panik atak, alkol ve madde kullanımı, cinsel işlev bozukluğu eşlik eder.

Depresyonda olan kişiyi karşılıklı konuşmalardan da anlayabiliriz. Depresyonda olan kişi söylenenlere dikkat etmek için büyük çaba harcar. Onlar için karşılıkla konuşmak büyük bir yüktür. Konuşurken mümkün olduğunca kısa cevaplar verir, yavaş ve duraklayarak, aynı ses tonuyla monoton bir şekilde konuşurlar. Depresyonda olan kişilerin çoğu yalnız kalmayı tercih ederler. Bir problemle karşılaştıklarında onun çözüm yolunu hiç düşünmezler veya akıllarına hiç bir çözüm yolu gelmez. Kafaları kendilerine yönelik suçlamalarla doludur. Çoğu zaman tamamen keyifsiz, umutsuz, endişeli, kaygılı ve ümitsizdirler. Bu ruh hallerinin bedenlerine yansıdığınıda görebiliriz.

 

DSM IV tanısına göre aşağıdaki belirtilerin en az beşinin hemen hemen her gün iki hafta süreyle olması gerekir. Bu durumda majör depresif dönem tanısı konabilir. Aşağıdaki belirtilerden en az beş tanesinin olması çökkün duygu duruma işaret edebilir

  1. Hiçbir şeyden tat alamama hali(anhedonia),ilgi kaybı
  2. Depresif duygu durumu
  3. Uyku düzeninde değişiklikler, başlangıçta uykuya dalamama, gece uyanıp bir daha uyuyamama, sabah çok erken uyanma ya da bazı hastalarda günün çoğunu uyuyarak geçirme
  4. İştah ve kilo değişiklikleri, kilo azalması veya artması
  5. Halsizlik,enerji kaybı
  6. Psikomotor aktivitede retardasyon veya ajitasyon yönünde değişme
  7. Olumsuz benlik kavramı. Değersizlik ve suçluluk duyguları.
  8. Karar verme,düşünme ve dikkati toplama güçlüğü
  9. Tekrarlayan ölüm düşünceleri,intihar fikirleri veya girişimleridir.

Depresyon Tedavisi

Depresyonda olan kişiye ve onun yakınlarındakilere zaman çok uzun gelse de depresyon dönemlerinin çoğu birkaç haftada geçer. Çoğu depresyon bu dönemler sonunda kendiliğinden geçebilir ve bu çağımızda iş kaybına neden olan hastalıklarda ön sıralarda bulunmasına karşı çok iyi bir durumdur. Fakat bu kadar yaygın olduğu, hem yaşayan, hem de yakınındakileri çok zedeleyici bir rahatsızlık olduğu için tedavi edilmemesi düşünülemez bile. Bununla birlikte depresyon nöbetleri tekrarlayıcıdır ve en önemlisi de depresyon hastaları intihar riski taşıdıkları için mutlaka tedavi edilmelidirler.

Depresyonun tedavisi iki şekildedir. Sadece psikoterapi ile tedavisi mümkündür bunun yanında psikoterapi ve ilaç kombinasyonu ile de tedavi mümkündür.