Erkeklerde
erektil (sertleşme) bozukluğu, cinsel
eylemi tamamlamaya yetecek seviyede peniste sertleşme olmamasını, olsa
bile sürdürülememesini belirtir. Genç erkekler de yaygınlığı yüzde 8
bulunmuştur. Hayatın daha sonraki dönemlerinde de ortaya çıkabilir. Elli
yaşın üzerinde ortaya çıktığında yüzde 50’sinin kökeninde organik
faktörler bulunur. Burada bunu ayırt etmede en önemli belirti uykuda
veya sabah uyanıldığında beliren sertleşmedir. Eğer uyku sırasında,
sabah uyanınca veya cinsel ilişki dışındaki durumlarda sertleşme
oluyorsa bu durum tamamen psikolojiktir. Organik faktörler arasında
ise en sık rastlanılan şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp
hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, peniste şekil bozuklukları
sıralanabilir. Sigara da sertleşme sorununa yol açan en önemli
faktörlerden bir tanesidir.
Ereksiyon bozukluğu çok farklı şekillerde olabilir. Bazı erkeklerde
cinsel ilişkinin başlangıcından itibaren ereksiyon (sertleşme) oluşmaz,
bazılarında ise vaginaya girme aşamasında sertleşme kaybolur. Bazen de
cinsel ilişki sırasında sertlik kaybolur.
Cinselliğe ilişkin endişeler, yetersizlik korkusu, cinsel uyarılmanın
azalması erkeklerde ereksiyon bozukluğuna yol açabilir. Cinsel işlev
bozukluklarından şikayetçi tüm erkeklerin yarısında bu bozukluk vardır.
Tedavide davranışçı psikoterapi temeldir. Tedavinin ilk haftalarında
eşlerden cinsel birleşmede bulunmamaları istenir. Bu, eşlerin stresini
azaltacaktır. Cinsellikte sadece ve sadece aletin sertleşip vaginaya
girmesi amaç olmaktan çıkarılıp öncelikle tüm bedenin uyarılması ve
bundan alınan hazzın arttırılması gereği önemle vurgulanır. Bu aşamadaki
egzersizler diğer cinsel işlev bozukluklarında da uygulanabilir.
Tedaviye ne kadar çabuk başlanırsa o kadar çabuk sonuca ulaşılabilir.
Günümüzde erkeklerin en çok karşılaştığı cinsel
problemlerin başında gelen erken boşalma ve erektil (sertleşme)
sorunu nun kökeninde psikolojik nedenlerin de olabileceği
araştırmalarda bulunmuştur. Bu bakımdan bu problemlerin çözümü için
çoğu zaman bir psikoloğa gereksinim vardır.