Soru – Takıntılarım
Soru: Takıntılarımdan dolayı ölmek üzereyim intihar etmek istiyorum bıktım artık lütfen yardım edin yardım edecek kimsem yok.
Cevap: Merhaba, Öncelikle sakinliğinizi korumalı ve çözüme odaklanmalısınız. Takıntılar bizim obsesif – kompulsif bozukluk olarak adlandırdığımız psikolojik bir problemdir ve kesinlikle tedavisi olan bir durumdur. Bu durumun ortadan kalkması için bir uzmana başvurduğunuzda olumlu yanıtlar alacaksınızdır, merak etmeyin. Takıntılarınıza odaklanmak, onları daha da arttırmak dışında bir işe yaramaz. O yüzden günlük hayatınıza mümkün olduğu kadar devam etmeye özen gösterin.
Saygılarımla
Psikolog Uğur DALAN
Soru – Cinsel İsteksizlik – Vajinismus
Soru : Esimi çok seviyorum ama cinsel birlikteliğin olacağını düşündüğüm zaman ondan nefret etmek geliyor içimden. Ya kaciyorum yada uyuyorum istemdışıpeki neden ?
Cevap: Öncelikle yaşadığınız durumu iki şekilde adlandırabiliriz. Eşinize karşı hissettiğiniz bu soğukluk cinsel beraberlik yaşamanızı engelleyecek şekilde kaçınma veya kasılmalara, ağrı – acı hissine neden oluyorsa bu durum vajinismustur. Vajinismus yaşayan kişi cinsel beraberlik yaşayamaz ya da çok ağrı ve acılı ilişki yaşar.
Ancak eğer ilişkiye girebiliyor iseniz, sadece isteksizlik durumu varsa cinsel isteksizlik ve başka psikolojik problemlerin belirtisi olabilir. Bu durumda cinselliğe geçmeden önceki duygusal ve romantik zamanlar önem kazanmaktadır. Bir bayanda cinselliğe giden yolun duygulardan geçtiğini düşünürsek, önem vermeniz gereken taraf ilişkinizdeki duygusal yaşantılardır.
Saygılarımla
Psikolog Aslı DALAN
Soru – İnsanlarla Geçinemiyorum
Soru: merhaba hocam benim insanlarla problemim var geçinemiyorum söylenen herşeyi çok takıyorum özelliklede sinirleniyorum ayrıca kendimi savunamıyorum ifade edemiyorum en ufak bişeye kırılıyorum ve çileden çıkıyorum oturup ağlıyorum günlerce ne yapmalıyım.
Cevap: Merhaba, bu durumun değerlendirmesinde zaman süreci çok önemlidir. Eğer bu sinirlilik ve öfke her daim ve uzun yıllardır var ise kronik bir hal almış demektir, kendinizi ifade etmeye çalışmaktan ve savunmaya çalışmaktan vazgeçmelisiniz. Kendinize güvenmeli, kendinizi ve insanları kabul etmelisiniz. Anca bu şekilde daha rahat, daha huzurlu olabilirsiniz.
Zaman konusu önemli demiştim, eğer bu durum bir süredir bu şekilde ise bunun altında bir depresif duygu-durum bozukluğu yatıyor olabilir. Bu belirtilere ek olarak mutsuzluk, umutsuzluk gibi duygularınız da varsa depresyon tedavisine başlamalısınız.
Saygılarımla
Psk. Uğur DALAN
Bahar Yorgunluğu
Bahar Yorgunluğu
Baharın etkisini çevremizde bitkilerde, ağaçlarda, havada hissetmeye yavaş yavaş başladık. Çiçekler yavaş yavaş açmaya, güneş yüzünü göstermeye başladı. Tüm bu güzellikler içinde, baharın bu neşesini kendimizde de hissedebiliyor muyuz?. Tüm bu canlılığı kendi bedenimizde de hissedebiliyor muyuz? Eğer cevabınız hayırsa bu yazıyı dikkatle okuyun çünkü sizde bahar yorgunluğu yaşıyor olabilirsiniz.
Bahar yorgunluğu, baharın bu ilk haftalarında birçok kişide görülebilen, genel bir bitkinlik, güçsüzlük, enerji eksikliği, isteksizlik, uykusuzluk, vücutta uyuşukluk – karıncalanma gibi belirtilerle seyreden bir rahatsızlık halidir. Bahar aylarında havadaki elektrik yükünün artması ile, özellikle büyük şehirlerde bu elektrik yüküne hava kirliliğinin ve çevre gürültüsünün de eklenmesiyle belirtiler daha da artar.
Bahar yorgunluğu sosyal yaşamı, aile hayatını ve özelliklede iş yaşamını olumsuz bir şekilde etkiler. Yönetici pozisyonunda çalışan kişiler içinde bu sorunun görülmesi geçerlidir. Halsizlik, vücutta kırıklık, isteksizlik, boğaz ve baş ağrılarıyla ortaya çıkan bu yorgunluk iş performansının düşmesine, alınan verimin düşmesine, çalışmanın bir zevkle yapılmasından çok günü geçirir, haftayı geçirir bir hal almasına neden olur.
Bahar yorgunluğu mutlaka önlem alınması gereken bir durumdur. Önemsenmeyip geçiştirilmeye çalışılırsa kronik yorgunluk sendromuna dönüşebilir, aynı zamanda uzun süren durumlarda depresif duygu-durum görülme olasılığını da arttırır.
Bahar Yorgunluğundan Kurtulmak İçin Yapılması Gerekenler
Bahar yorgunluğundan kurtulabilmek veya hiç yakalanmamak için yapılması gerekenlerin en başında hareket etme – spor yapma gelir. Gün içinde yapılacak kısa bir yürüyüş, sabahları yapılacak 10 dakikalık bir egzersiz oldukça etkili olacaktır. Vücudun vitamin ihtiyaçlarını karşılamak için B ve C vitaminleri kullanılıp, bununla birlikte beslenmeye dikkat edilip bol bol meyve ve sebze tüketilirse, günde 3 litre kadar su içilirse ve uyku düzenine dikkat edilirse bu yorgunluğun kolayca üstesinden gelinebilir.
Kaliteli Uykunun Püf Noktaları
Uyku süreleri kişilerin yapılarına, yaşlarına, günlük fiziksel aktivitelerine göre değişse de; 20 yaşlarındaki gençler için günde 8 saat uyku yeterli gelirken yaş ilerledikçe bu süre kısalıyor ve 60 yaşındaki bir kişi için ortalama 6 saatlik uyku yeterli oluyor. Kışın 9 saate varabilen uyku süreleri yaz aylarında 7 saate kadar düşebiliyor.
Türkiyede uyku üzerine yapılan araştırmalarda bulunan sonuçlar ise hayli ilginç,
- Her 10 yetişkinden biri uykusuzluk problemi çekiyor veya uyumak için ilaca başvuruyor.
- Türkiyedeki insanların ortalama yarısı yatağa girdikten 15 dakika sonra uyumuş oluyor.
- Uykusunda yürüyenlerin oranı %3 iken, uykusunda konuşanların oranı %15 civarında.
- %5.2 sinde huzursuz bacak sendromu görülürken, %15 i ise karabasan gördüklerini söylüyor.
- Ülkemizde en sık görülen uyku problemlerinin başında ise %26,5 ile horlama problemi geliyor.
Hayatın her alanını ilgilendiren, ruh sağlığından, fiziksel sağlığa, çalışma başarısı ve performansına kadar pek çok noktayı etkileyen uykunun daha kaliteli olması için bazı önemli unsurlara dikkat etmek gerekir.
- Kaliteli bir uyku için en önemli unsurlardan biri odanın sıcaklığıdır. Özellikle yaz aylarında sıcaklık ve nem uykuyu olumsuz etkilemektedir. Kaliteli bir uyku için odanın sıcaklığının 18 – 22 derece arasında olması gerekmektedir.
- Uykunun önemli kriterlerinden biri düzendir. Biyolojik saate uygun bir şekilde uyku geldiğinde uyumak ve belirli ve düzenli bir saatte kalkmak.
- Gün içerisinde ve gece yatmadan önce yatak odanızı havalandırın. Temiz havada uyumak çok daha rahattır.
- Uykunun en iyi dostu kitaptır. Yatmadan önce kitap okumak uykuya dalmanızı oldukça kolaylaştıracaktır.
- Pek çok kişinin yaptığı önemli yanlışlardan biri televizyondur. Özellikle yatak odasında uyumaya çalışırken televizyon izlemek uyku kalitesini oldukça düşürür.
- Uyku pozisyonunuza ve yapınıza göre yatak ve yastık seçin.
- Özellikle sıcak havalarda yatmadan önce yapılan ılık bir duş sizi gevşetecek ve vücudunuzun serinlemesini sağlayıp uykuya geçişinizi kolaylaştıracaktır. Soğuk su ile duş almak uyarıcı etki nedeni ile uykuya dalmanızı olumsuz etkileyebilir.
- Uyku ile savaş vermeyin, yattınız ve uzun süre uyuyamadıysanız savaşı bırakın ve rutin bir şey (özellikle kitap okumak) ile uğraşın ve uykunuz gelince yatın.
Kaliteli bir uyku, kaliteli bir yaşamın anahtarıdır. Uykunuza dikkat edin.
Psikolog Uğur DALAN
